Reklam Kurulu Kararlarında 2025 Yılında Öne Çıkan Eğilimler
2025 yılında Reklam Kurulu (“Kurul”) tarafından gerçekleştirilen etkin denetimler sonucunda, ticari reklamlar ve haksız ticari uygulamalar bakımından yol gösterici nitelikte çok sayıda karar verilmiştir. 30 Ekim 2024 tarihinde Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da yapılan değişiklikle Reklam Kurulu tarafından uygulanabilecek idari para cezalarının önemli ölçüde artırılması, 2025 yılı denetimlerinin etkinliğini ve caydırıcılığını belirgin şekilde güçlendirmiştir.
Kamuya açık kaynaklardan edinilen bilgilere göre Kurul, 2025 yılında reklam ve tanıtımlarda aldatıcılık, tüketicilerin bilgi ve tecrübe eksikliğinin istismar edilmesi ve ekonomik çıkarların zedelenmesi gibi nedenlerle toplam 242.230.515 TL tutarında idari para cezası uygulamıştır.
Kurul’un 2025 yılındaki kararları özellikle karanlık ticari tasarımlar, kişisel verilerin kullanımı, sürpriz (gizemli) kutu uygulamaları ve indirimli satış reklamları bakımından Kurul’un denetim önceliklerini ve 2026 yılına ışık tutan yaklaşımını ortaya koymaktadır.
Dijital Platformlarda Karanlık Ticari Tasarım Uygulamaları
Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’nin (“Yönetmelik”) ekinde yer alan Haksız Ticari Uygulama Olarak Kabul Edilen Örnek Uygulamalar kapsamında, internet ortamında yönlendirici arayüz tasarımları, seçenekler veya ifadeler aracılığıyla tüketicilerin karar verme iradesini olumsuz etkileyen ya da normal şartlarda verecekleri kararı satıcı veya sağlayıcı lehine değiştirmeyi hedefleyen uygulamalar aldatıcı ticari uygulama olarak kabul edilmektedir.
Kurul, 2025 yılında da dijital platformlarda tüketicilerin seçim özgürlüğünü sınırlayan uygulamalara yönelik denetimlerini sürdürmüş; özellikle önceden seçili abonelik seçenekleri, belirli tercihlere yönlendiren tasarım kurguları ve abonelik iptal süreçlerinin zorlaştırılması gibi uygulamaları karanlık ticari tasarım olarak değerlendirmiştir.
Bu kapsamda Kurul, abonelik iptali seçeneğinin internet sitesinde kolayca fark edilemeyecek şekilde konumlandırılmasını, iptal adımına ulaşıldığında abonelikle ilgisiz içeriklerin öncelikli olarak sunulmasını ve iptale devam seçeneğinin küçük puntolarla sayfanın alt kısmında yer almasını karanlık ticari tasarım olarak nitelendirmiş; söz konusu uygulamaların durdurulmasına ve idari para cezası uygulanmasına karar vermiştir.
Kurul ayrıca, daha önce inceleme konusu edilen bazı abonelik ve ücretsiz deneme tekliflerini 2025 yılında yeniden değerlendirerek, belirli abonelik türlerinin önceden seçili sunulmasını, ücretsiz deneme vaadiyle başlatılan süreçlerde ödeme aracı bilgilerinin zorunlu kılınmasını ve tüketicilerin teklifi reddetmelerini güçleştiren tasarım unsurlarını karanlık ticari tasarım olarak kabul etmiştir.
Hedefli Reklamcılık ve Kişisel Verilerin Kullanımı
Hedefli reklamcılık uygulamaları ve kişisel verilerin ticari iletişim süreçlerinde kullanımı, 2025 yılında Kurul’un öncelikli inceleme alanlarından biri olmuştur. Bu çerçevede, Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü ile Kişisel Verileri Koruma Kurumu arasında 28 Ağustos 2024 tarihinde imzalanan İş Birliği Protokolü, 2025 yılında Kurul kararlarına yansımıştır.
Kurul, reklam verenlerin tüketici verilerini toplama, kullanma ve pazarlama stratejilerini; şeffaflık, açık rıza, veri minimizasyonu ve tüketicilere gerçek bir tercih hakkı tanınıp tanınmadığı yönlerinden incelemiştir. İncelemeler sonucunda, tüketicilerin aktif bir irade beyanı olmaksızın ticari elektronik ileti onayı vermiş sayılmalarına yol açan sözleşme hükümleri ile bu onayın geri alınmasına imkân tanımayan uygulamalar aldatıcı ticari uygulama olarak değerlendirilmiştir.
Ayrıca, tüketicilerin indirimlerden yararlanabilmeleri için kişisel verilerini paylaşmaya zorlanmaları, normal şartlarda verilmesi beklenmeyen bilgilerin ekonomik avantaj karşılığında talep edilmesi ve bu suretle tüketicilerin karar özgürlüğünün sınırlandırılması da Kurul tarafından aldatıcı ticari uygulama kapsamında değerlendirilmiş ve ilgili uygulamaların durdurulmasına karar verilmiştir.
Sürpriz (Gizemli) Kutu Uygulamaları
Kurul, son yıllarda yaygınlaşan “gizemli kutu” veya “sürpriz kutu” konseptine ilişkin reklamlara 2025 yılında özel bir önem atfetmiş ve ilke niteliğinde sayılabilecek kararlar vermiştir.
Bu kapsamda Kurul, gizemli kutu reklamlarını Yönetmelik’in doğruluk ve dürüstlük ilkesini düzenleyen hükümleri çerçevesinde incelemiş; kutu içerisinden çıkabilecek ürünlere ilişkin genel bilgi verilse dahi, ürünler arasında ekonomik değer ve fayda bakımından belirgin bir orantısızlık bulunması veya ürünlerin çıkma oranlarına ilişkin yeterli bilgilendirme yapılmaması hâllerinde, reklamların ortalama tüketici nezdinde yanıltıcı nitelik taşıdığı sonucuna varmıştır.
Kurul kararlarına paralel olarak Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan duyurularda, bu ürünlerin satışının yapıldığı e-ticaret platformlarının da bilgilendirildiği ve gerekli önleyici tedbirlerin alınmasının istendiği görülmektedir.
İndirimli Satış Reklamlarında Güncel Denetim Yaklaşımı
İndirimli satışlara ilişkin denetimler, 2025 yılında da Kurul’un gündeminde önemli bir yer tutmuştur. 11 Ekim 2025 tarihinde Fiyat Etiketi Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle, indirimli satışa konu edilen mal veya hizmetin indirimden önceki satış fiyatının belirlenmesinde esas alınacak süre 30 günden 10 güne indirilmiştir.
Kurul ayrıca, “%X + %Y indirim” gibi birden fazla yüzdelik oran içeren reklamların tüketiciler nezdinde anlam karmaşası yaratabileceğini değerlendirerek, indirimli satış reklamlarında indirim öncesi fiyatın, indirim süresinin ve varsa miktar sınırlamasının açık ve anlaşılır biçimde belirtilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu yükümlülüklere aykırı reklamlar hakkında durdurma kararları verilmiştir.
Genel Değerlendirme ve 2026’ya İlişkin Beklentiler
2025 yılı, Kurul’un yalnızca ihlal tespiti yapan bir denetim organı olmaktan ziyade, tüketici davranışlarını ve piyasa uygulamalarını şekillendirmeyi amaçlayan aktif bir düzenleyici yaklaşım benimsediğini göstermektedir. Özellikle karanlık ticari tasarımlar, kişisel verilerin kullanımı ve dijital reklamcılık alanlarında tekrar eden denetimler, Kurul’un süreklilik ve caydırıcılık esasına dayalı bir uygulama geliştirdiğine işaret etmektedir.
Türkiye’de 2026 yılında reklam ve pazarlama faaliyetlerinin, sosyal medya etkileyicileri tarafından yapılan reklamlara ilişkin düzenleyici gelişmeler doğrultusunda şekillenmesi beklenmektedir. Kamuya açık kaynaklara göre, 2026 yılında öngörülen mevzuat değişikliklerinin, sosyal medya etkileyicilerinin faaliyetlerine ilişkin yükümlülükleri özellikle açıklık, şeffaflık ve hesap verebilirlik bakımından netleştirmesi beklenmektedir. Reklam Kurulu’nun sıkı denetim yaklaşımıyla birlikte değerlendirildiğinde, bu gelişmelerin markalar ve sosyal medya etkileyicileri açısından uyum standartlarını daha da yükseltmesi muhtemeldir.