Çifte Patentleme Yasağı: TürkPatent Uygulaması Çerçevesinde Değerlendirme
Çifte patentleme yasağı, patent hukukunda aynı buluş için birden fazla patent koruması elde edilmesini engellemeyi amaçlayan temel bir ilkedir. Bu yasak, hem aynı buluşa ikinci kez patent verilmesini (dar anlamda çifte patentleme) hem de birbirinden esaslı biçimde farklı olmayan, teknik katkı bakımından aynı buluş fikrini içeren başvurular üzerinden koruma süresinin fiilen uzatılmasını (geniş anlamda çifte patentleme) önlemeye yöneliktir. İlkenin dayanağı, patent sisteminin sağladığı tekel hakkının istisnai niteliği ve süresinin kanunla sınırlı olmasıdır; zira aynı teknik öğretinin farklı başvuru veya istem kurgularıyla tekrar korunması, üçüncü kişilerin hukuki güvenliğini zedeler, serbest rekabeti gereksiz yere sınırlar ve patent süresinin dolmasıyla kamunun serbest kullanımına geçmesi gereken teknik bilginin özel hak konusu olmaya devam etmesine yol açar. Sonuç olarak çifte patentleme yasağı, patent korumasının kapsam ve süresini dengeleyen, kamu yararı ile hak sahibinin menfaatleri arasında ölçülülüğü sağlayan yapısal bir sınırlamadır.
Sinai Mülkiyet Kanunu (“SMK”) m.145(2)’ye göre, “Aynı kişiye veya halefine, aynı buluş konusunda, aynı koruma kapsamıyla, birbirinden bağımsız olarak birden fazla patent veya faydalı model ya da bu belgelerin her ikisi verilmez.” düzenlemesine yer vermektedir. İşbu düzenlemeler ile tanımlanan çifte patentleme yasağı; aynı buluşun, aynı kişi lehine birden fazla patentle korunmasını engelleyen bir patent hukuku ilkesidir.
Yine, Avrupa Patentlerinin Verilmesi ile İlgili Avrupa Patent Sözleşmesinin Türkiye’de Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmelik (“Yönetmelik”) m.21’e göre “Aynı kişi veya halefine, aynı başvuru tarihi veya rüçhan hakkı talep edilmişse aynı rüçhan tarihiyle, aynı konu için hem Türkiye’nin seçildiği bir Avrupa patenti ve hem de ulusal patent veya faydalı model belgesi verildiğinde, Avrupa patentinin itiraz işlemi sonucunda değiştirilmeden devamına karar verilmesi veya itiraz işlemi süresince herhangi bir itiraz yapılmaması durumunda, itiraz işlemi süresi sonunda ulusal patent veya faydalı model hükmü sona erer.” İşbu maddede, aynı konuda hem Türkiye’nin seçildiği bir Avrupa patenti ve hem de ulusal patent belgesi verildiğinde ve Avrupa patentinin itiraz işlemi sonucunda değiştirilmeden devamına karar verilmesi veya itiraz işlemi süresince herhangi bir itiraz yapılmaması durumunda, itiraz işlemi süresi sonunda ulusal patentin hükmünün sona ereceği belirtilmektedir.
Görüleceği üzere, gerek SMK gerekse Yönetmelik uyarınca çifte patentlemeden söz edilebilmesi için istemlerin kelime kelime aynı olması şart değildir. Önemli olan, istemlerin konusunun aynı olması ve patentin sağladığı teknik çözüm ve teknik etkinin örtüşmesidir. Bu yasakla; sınırlı patent koruma süresinin dolanılmasının önlenmesi, hukuki belirliliğin sağlanması ve patentle korunan mülkiyet hakkının ölçüsüz biçimde genişletilmesinin engellenmesi amaçlanmaktadır. Her ne kadar Türk Patent ve Marka Kurumu’nun (“TÜRKPATENT”) re’sen çifte patentleme takibi yaparak, patent başvurularını çifte patentleme yasağı bakımından incelediğine dair yerleşik bir uygulama örneği bulunmasa da itiraz üzerine yapılan incelemelerde çifte patentleme yasağı çerçevesinde değerlendirme yaptığı görülmektedir.
Bahse konu değerlendirmesine örnek teşkil edecek olayda TÜRKPATENT nezdinde yapılan bir ulusal başvuru, daha sonradan rüçhan gösterilerek Uluslararası PCT başvurusu yapılmış ve bu başvuruda Avrupa Patent Ofisi (“EPO”) seçilerek EPO’ya giriş yapılmıştır. EPO’da yapılan inceleme sonrası aynı konu ve istem setine sahip patent tescil edilmiştir. EPO’da tescil edilen işbu patente karşı itiraz işlemi süresince herhangi bir itiraz yapılmamış ve itiraz süresi sonunda patentin kesinleşmesi akabinde patent Türkiye’de valide edilmiş, TÜRKPATENT nezdinde yeni bir numara ile Türkiye’de de geçerli hale gelmiştir. Dolayısıyla tüm bu işlemler sonucunda TÜRKPATENT nezdinde aynı konuda aynı kişiye verilmiş iki tescilli patent bulunmaktadır.
Çifte patentleme yasağına aykırı olarak yapılan ikinci tescilin öğrenilmesi üzerine, TÜRKPATENT Patent Dairesi Başkanlığı’na yapılan başvuru ile Yönetmelik m. 21’e göre ilk tescil edilen patentin hükmü sona erdiğinden sicilden terkin edilmesi talep edilmiştir. Ancak TÜRKPATENTtarafından bahse konu patentlerin 1 numaralı bağımsız istemlerinin yalnızca lafzı dikkate alınarak ve tercümeden kaynaklanan farklılıklar gözetilmeyerek bir değerlendirme yapılmış ve yeni tescil edilen patentin “daha farklı bir yaklaşım” ile farklı bir tanım sunduğu belirtilerek talebin reddine karar verilmiştir. Kararda yer alan “daha farklı bir yaklaşım” gibi soyut olan ifade teknik ve bilimsel olarak gerekçelendirilmemiştir.
Anılan ret kararında Yönetmelik m.21’in hatalı yorumlanmış, Yönetmelik hükmünün son derece açık lafzına rağmen iki patentin aynı konuda olup olmadıkları değerlendirmesinin yapılması yerine her iki patentin istemlerindeki kelimelerin birebir karşılaştırılmış ve fotografik bir değerlendirme yapılarak hatalı karar verilmiştir. Söz konusu karara karşı SMK md. 100 uyarınca Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (“YİDK”) nezdinde itiraz edilmiştir. YİDK tarafından yapılan değerlendirmede, itirazın kabulüne karar verilmiştir. YİDK kararında dört kritere dikkat çekilmiştir:
İki patentin SMK uyarınca çifte korumaya neden olması için her iki patent de:
- Aynı kişi veya halefine ait olmalıdır.
- Aynı başvuru tarihine (rüçhan hakkı talep edilmişse aynı rüçhan tarihine) sahip olmalıdır.
- Aynı konuda olmalıdır.
- Avrupa patentinin itiraz işlemi sonucunda değiştirilmeden devamına karar verilmeli veya itiraz işlemi süresince herhangi bir itiraz yapılmamalıdır.
YİDK kararında her bir kriter her iki patent dikkate alınarak tek tek değerlendirilmiş, aynı tarifnameye sahip ancak aynı konuyu istemlerinde talep etmeyen iki başvurunun aynı anda sürdürülmesine izin verilmekle birlikte (Kararda bu hususta EPO Temyiz Kurulu, T 2461/10 sayılı kararına da atıfta bulunulmuştur), “aynı konu” değerlendirmesinde esas alınması gerekenin tarifname değil istemler olduğu belirtilmiştir. Bu çerçevede istemler dikkate alınarak yapılan karşılaştırma sonrasında, her ne kadar istemlerin lafzı birebir aynı ve/veya unsurların yeri birebir aynı olmasa da patentlerin “aynı konuda” olduğu kanaatine varılmıştır. İtiraz kabul edilerek, ilk tescil edilen patentin hükmü sona erdiğinden sicilden terkinine karar verilmiştir.
TÜRKPATENT bu kararı ile “çifte patent” yasağına aykırı bir durum olup olmadığı değerlendirtmesini yaparken, bahse konu patentlerin istemlerinin birebir aynı olması veya çok benzer olması gibi fotografik bir yaklaşım sergilenmesinin hatalı olduğunu, buluş konusunun aynı olup olmadığının istemlerin koruma kapsamları çerçevesinde tespitiyle karar verilmesi gerektiğini isabetli olarak ortaya koymuştur.